Cesur bir iddia ile başlayayım: Kartezyen zeka, bugünün yapay zekâ tartışmalarında hâlâ etkisini sürdüren, ama bizi yanlış güvenlik duygusuna sürükleyen bir “eski hayalet”. Zekânın kafanın içinde, bedenden ve dünyadan kopuk, pırıl pırıl sembollerle işleyen bir makine olduğuna inandıran bu hayalet, karar verme hatalarımızın, yapay zekânın kırılganlığının ve teknoloji yönetişimindeki kör noktalarımızın baş zanlısı. Bu yazı tartışma çıkarsın istiyorum; çünkü mesele yalnızca bir tarih dersi değil—geleceğin tasarımı. Özet: Kartezyen zeka, aklı bedenden ve dünyadan ayıran yaklaşımın yapay zekâya yansımasıdır. Açıklanabilirlik gibi güçlü yanlarına rağmen bağlam, bedenlenme ve gerçek dünya geri bildirimi olmadan kırılgan sonuçlar üretir. Çözüm, sembolik yöntemleri somutlaşmış, etkileşimli ve…
14 Yorum