Kakalak Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Düşünce Güç ilişkileri, toplumsal düzenin temel yapı taşlarındandır. İktidarın nasıl dağıldığı, kimlerin karar alma süreçlerinde etkin olduğu, hangi ideolojilerin öne çıktığı ve vatandaşların bu düzende nasıl bir rol oynadığı, siyasetin her seviyesinde şekillenen önemli sorulardır. Bir siyaset bilimcisi olarak, bu sorular üzerine düşünürken, toplumu ve bireyleri anlamak için kullanılan dilin ve sembollerin de ne denli kritik bir rol oynadığını fark ederiz. Peki, dil ve semboller nasıl siyasetin kendisini etkiler? Bugün üzerinde duracağımız kavramlardan biri olan “kakalak”, sıradan bir kelime gibi görünse de, güç, ideoloji, kurumlar…
8 YorumEtiket: ve
Bektaşilik ve Alevilik Aynı Mı? Bir Antropolojik Perspektif Kültürlerin Çeşitliliğini Merak Eden Bir Antropoloğun Davetkâr Girişi Kültürler, insanların dünyayı algılama biçimleri, değer yargıları, inanç sistemleri ve toplumsal ilişkileri etrafında şekillenir. Her kültür, insanın toplumla, doğayla ve kendi benliğiyle kurduğu ilişkilerin bir yansımasıdır. Bu ilişkilerin zamanla oluşturduğu ritüeller, semboller ve topluluk yapıları, farklı toplulukların kimliklerini oluşturur. Antropologlar olarak, bu çeşitliliği ve dinamik yapıyı anlamaya çalışırken, bazen çok benzer görünen inanç sistemlerinin arasındaki derin farkları ve eşsiz unsurları keşfederiz. Bektaşilik ve Alevilik, tarihsel olarak birbirine yakın kabul edilen, fakat hala bazı antropolojik ayrımlar taşıyan iki önemli inanç sistemidir. Peki, Bektaşilik ve Alevilik…
8 YorumKök 5 İrrasyonel Sayı Mıdır? Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik Analiz Toplumların yapısını ve bireylerin bu yapılar içindeki rollerini anlamak, her zaman karmaşık ve ilgi çekici bir çaba olmuştur. Sosyologlar, toplumsal ilişkilerin nasıl şekillendiğini, bireylerin toplumsal normlara nasıl uyum sağladığını ve aynı zamanda bu normlara karşı nasıl bir tepki verdiklerini incelerler. Kök 5’in irrasyonel olup olmadığı sorusu ise, bir matematiksel sorgulama olmaktan çok, bu toplumsal yapılar ve bireysel etkileşimler üzerinden bakıldığında çok daha derin anlamlar taşır. Hadi, bu konuyu biraz daha derinlemesine inceleyelim. İrrasyonel Sayılar ve Toplumsal Normlar: Matematiksel Bir Analizden Toplumsal Bir Yansıma Kök 5, matematiksel…
8 YorumKarides Helal mi Haram mı? Soframızdaki Minik Canlının Büyük Sorusu Bir sahil kasabasında gün batımı… Tavadaki çıtırtı, limona dokunan buhar, ilk lokmanın merakı. Tam o anda soruyoruz: “Karides helal mi, haram mı?” Bu yazıyı tutkuyla yazıyorum çünkü mesele sadece bir menü tercihi değil; kökleri fıkıh tarihine uzanan, bugün tedarik zinciri ve etikle buluşan, yarınsa yeni gıdalarla bambaşka bir çehre kazanacak bir soru. Hadi, samimi bir sohbette buluşalım; geçmişe bakıp bugünü anlayalım, yarına da birlikte göz atalım. Kısa cevap: Mezheplere ve bağlama göre değişir. Şafiî, Mâlikî ve Hanbelî ekoller deniz ürünlerini genel olarak helal görme eğilimindeyken; Hanefî görüşte “balık olanlar” helal…
8 YorumHüsnü Aşk Hangi Dil? Ekonomik Bir Perspektiften İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Bir Ekonomistin Girişi Ekonominin temel meselelerinden biri, kaynakların sınırlılığı ve bu kaynakların en verimli şekilde nasıl kullanılacağına dair yapılan seçimlerdir. Her birey, toplum ve devlet sınırlı kaynaklarla başa çıkmak zorundadır ve bu, bazen duygusal ya da kültürel tercihlerle birleşerek karmaşık karar süreçlerine yol açar. Bir ekonomist olarak, bazen bu kararların maddi sonuçlarını tahmin etmek oldukça mümkündür, ancak duygusal ve kültürel faktörler de ekonomik seçimlerde büyük rol oynar. Özellikle insan ruhunun derinliklerinde yer alan ve toplumların kültürel dinamiklerine yön veren aşk gibi duygular, çoğu zaman piyasa dinamiklerinden bağımsız…
6 YorumMikrofiber Bez Islatılır mı? Kültür, Ritüel ve Temizlik Üzerine Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak her zaman gündelik hayatın sıradan görünen nesnelerinde saklı kültürel anlamları merak ederim. Çünkü insan toplulukları, en küçük araçlarda bile kimliklerini, inançlarını ve dünyayı algılama biçimlerini yansıtırlar. Bugün ele alacağımız konu ilk bakışta teknik bir soru gibi görünebilir: Mikrofiber bez ıslatılır mı? Ancak bu soru, derinlemesine incelendiğinde, temizlik anlayışından teknolojik moderniteye, ritüellerden toplumsal sembollere uzanan zengin bir kültürel haritayı gözler önüne serer. Gelin, bir temizlik bezinden yola çıkarak insanlığın düzen, hijyen ve aidiyet arayışına antropolojik bir pencere açalım. Temizlik Bir Ritüeldir: Sudan Arınmaya, Mikrofiber Teknolojiye İnsanlık…
8 YorumGülmek Bir Duygu Mu? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik Analiz Bir sosyolog olarak, insan davranışlarını anlamaya çalışırken, her hareketin ve her tepkinin sadece bireysel değil, toplumsal yapılarla nasıl şekillendiğine dikkat etmek gerekir. Gülmek, çoğu zaman içsel bir duygu olarak algılansa da, aslında sadece bireysel bir tepki değil, aynı zamanda toplumsal normlarla, cinsiyet rollerle ve kültürel pratiklerle şekillenen bir davranış biçimidir. Peki, gülmek gerçekten sadece bir duygu mudur? Yoksa toplumsal yapılar, bireylerin gülme biçimlerini ve zamanlarını nasıl etkiler? Bu yazıda, gülmenin toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler üzerinden nasıl bir anlam kazandığını analiz edeceğiz. Gülmek ve Toplumsal…
12 YorumDünyanın En Büyük Kanyonu Nerede? Doğanın Büyüklüğünü Toplumsal Gözle Yeniden Düşünmek Kanyonlar sadece doğanın yeryüzüne attığı derin imzalar değil; aynı zamanda insanlığın farklı bakış açılarını bir araya getiren metaforik alanlardır. Bu yazıda sadece “Dünyanın en büyük kanyonu nerede?” sorusuna yanıt aramakla kalmayacak, aynı zamanda bu devasa doğa harikasının toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla nasıl iç içe geçtiğini de birlikte sorgulayacağız. Çünkü doğa, sadece coğrafyanın değil; kültürün, kimliğin ve insan hikâyelerinin de taşıyıcısıdır. Doğanın Devi: Yarlung Tsangpo Büyük Kanyonu Çoğu insan “dünyanın en büyük kanyonu” denilince aklına hemen ABD’deki ünlü Grand Canyon’u getirir. Oysa bilim insanlarına göre rekor,…
8 Yorum696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Nedir? – Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Perspektifinden Bir Yolculuk Bazen bir yasa maddesi sadece bir satır gibi görünür; ama o satır, binlerce insanın hayatında yeni bir sayfa açar. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) da tam olarak böyle bir dönüm noktasıdır. Gelin bugün, bu düzenlemeyi sadece hukuki bir metin olarak değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet merceğinden birlikte inceleyelim. Çünkü yasalar yalnızca devletin değil, hepimizin hikâyesidir. Toplumsal Dönüşümün Eşiğinde: 696 Sayılı KHK 24 Aralık 2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Türkiye’de özellikle kamu sektöründe çalışan yüz binlerce taşeron…
6 YorumGörme Süreci Nerede Başlar? Kamera Obskuradan Nöral Devrelere Uzanan Bir Yolculuk Görme dediğimizde çoğu kişi cevabı “göz” diye verir. Peki ama görme süreci nerede başlar? Işığın göze girmesi mi ilk adım, yoksa beynin yorumlaması mı? Bu yazı, tarihsel tartışmalardan güncel sinirbilim bulgularına uzanarak bu soruyu katman katman açıyor. Tarihsel Arka Plan: Gözden Saçılan Işınlardan İçe Giren Işığa Antikçağ ve Ortaçağ’da uzun süre “gözden dışarı çıkan ışınlar” (ekstramisyon) görüşün sebebi sayıldı. Dönüm noktası, 11. yüzyılda İbn el-Heysem’in Kitab el-Menazır’ı ile geldi: Ona göre ışık göze girer ve görmeyi başlatır (intromisyon). Bu deneysel yaklaşım, modern optiğin temellerini attı. :contentReference[oaicite:0]{index=0} 17. yüzyılda Kepler,…
8 Yorum