İçeriğe geç

Türkler İrana girebilir mi ?

Kayseri’de Bir Akşam ve İçimde Biriken Soru

Sevgili okurlar, Dopod ekibi olarak bugün “Türkler İrana girebilir mi” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz.

Kayseri’de akşamlar hep biraz ağır gelir bana. Sanki gün boyunca biriktirdiğim ne varsa, güneş dağların arkasına çekilince üzerime daha çok çöker. O gün de öyleydi. Odamda tek başımaydım, pencerenin kenarında oturmuş dışarıya bakıyordum. Şehrin soğuk havası camı hafif buğulandırmıştı.

Elimde telefon, aklımda garip bir cümle dönüp duruyordu: “Türkler İrana girebilir mi?”

Bunu bir anda ortaya atmamın özel bir sebebi yoktu aslında. Bazen insanın içinde bir ülkeye gitme isteği bir özlem gibi büyüyor. Ne olduğunu tam bilmediğin bir özlem… Belki hiç görmediğin bir sokak, belki hiç duymadığın bir dil, belki de sadece kaçmak.

Ben de öyleydim o akşam. Kayseri’nin tanıdık ama sıkıcı düzeninden, aynı yüzlerden, aynı konuşmalardan kaçmak istiyordum. İran bir anda aklıma düşmüştü. Haritada sadece bir komşu ülke değil de, sanki başka bir hayatın kapısı gibi.

O soruyu yazınca içimde garip bir heyecan oldu. Sanki cevap bulursam gerçekten gidecekmişim gibi.

İran Hayali: Haritada Bir Çizgi Değil

Telefonu açıp bakarken aslında aradığım şey sadece “evet” ya da “hayır” değildi. İçimde daha büyük bir şey vardı: izin verilmiş bir kaçış ihtimali.

Okuduklarım kafamı karıştırdı. Kimisi vize gerektiğini söylüyor, kimisi kolay giriş olduğunu… Ama işin teknik kısmı bile benim için ikinci plandaydı. Ben daha çok şunu hissediyordum: “Ben gerçekten gidebilir miyim?”

O an fark ettim ki mesele sınırlar değildi. Mesele içimdeki cesaretti.

İran fikri aklıma düştükçe daha da büyüdü. Sanki Kayseri’de yürürken bile başka bir sokakta yürüyormuşum gibi hissetmeye başladım. Bazen insan bulunduğu yeri değiştirmeden, zihninde çoktan gitmiş olur ya… ben tam olarak öyleydim.

Arkadaş Sohbeti

Ertesi gün arkadaşlarla bir kafede buluştuk. Konu yine her zamanki gibi dağıldı: iş, para, gelecek kaygısı…

Bir anda ben lafı oraya getirdim.

“Türkler İrana girebilir mi sizce?”

Masada bir sessizlik oldu. Sonra biri güldü.

“Ne alaka ya, İran nereden çıktı?”

Ben gülümsedim ama içim ciddiydi.

“Bilmiyorum… Gitmek istiyorum gibi. Sadece merak.”

O an fark ettim, kimse benim içimdeki o boşluğu anlamıyordu. Onlar için bu sadece saçma bir soru gibiydi. Ama benim için bir tür kaçış planıydı.

O masadan kalkarken içimde küçük bir hayal kırıklığı oluştu. Anlatamamak insanı en çok yoran şeylerden biriymiş.

Google’da Kaybolmak

Eve döndüğümde tekrar telefonu elime aldım. Yazdım:

“Türkler İrana girebilir mi?”

Bu kez cevaplar daha netti ama içimdeki duygu netleşmedi. Kurallar, süreçler, belgeler… Hepsi bir duvar gibi duruyordu önümde.

Ama garip olan şuydu: O duvarlar bile beni vazgeçirmedi.

Tam tersine, sanki o duvarın arkasında gerçekten gitmem gereken bir yer varmış gibi hissettim.

O gece uzun süre uyuyamadım. Tavana bakarken kendi kendime şunu söyledim:

“Ben aslında gitmekten değil, kalmaktan yorulmuşum.”

Bu cümleyi içimden söylediğimde boğazım düğümlendi.

Otogarda Beklerken

Bir hafta sonra kendimi Kayseri otogarında buldum. Hiç planlamadığım bir şekilde. Sadece “gideceğim” hissi ağır basmıştı. İran’a değil belki ama en azından Kayseri’den uzak bir yere.

Otobüs beklerken etrafı izledim. İnsanlar gidiyor, geliyor, kimse kimseyi tam olarak tanımıyor. Ama herkes bir yere yetişiyor gibi.

O an yine aynı soru zihnime düştü:

“Türkler İrana girebilir mi?”

Bu kez daha farklı bir anlamı vardı. Sadece bir ülkeye giriş değil, bir hayata girişti sanki. Ben de kendi hayatımdan başka bir hayata geçebilir miyim diye soruyordum.

Yanımdaki yaşlı bir amca çay içiyordu. Ona bakarken düşündüm: Belki o hiç İran’ı düşünmemiştir. Belki bütün hayatını aynı şehirde geçirmiştir. Ama mutlu mu, mutsuz mu bilmiyorum.

İşte o belirsizlik beni en çok korkutan şeydi.

İçimdeki Umut ve Kırılganlık

Otobüs hareket ettiğinde camdan dışarı baktım. Kayseri yavaş yavaş arkamda kalıyordu. İçimde garip bir hafiflik vardı. Sanki bir şeyden kaçmıyordum da, bir şeye yaklaşıyordum.

İran’a gerçekten gidip gitmemek artık o kadar önemli değildi. Asıl mesele, içimde bir yerin hâlâ hareket edebildiğini fark etmekti.

Ama yine de içimde kırılgan bir taraf vardı. Çünkü biliyordum ki ben nereye gidersem gideyim, kendimi de beraberimde götürecektim.

Telefonu açıp tekrar aynı cümleyi yazdım:

“Türkler İrana girebilir mi?”

Bu kez cevabı aramıyordum. Sanki o soruyla yaşamayı öğreniyordum.

Çünkü bazen insanın ihtiyacı cevap değil, sorunun kendisi oluyor.

Yol Üzerinde Düşünceler

Otobüs Ankara’ya doğru ilerlerken gözlerim kapanıp açılıyordu. Yarı uykulu halde zihnimde İran sokakları canlanıyordu. Hiç gitmediğim bir ülkenin sokaklarını hayal etmek bile garip bir huzur veriyordu.

Kendime itiraf ettim:

Ben aslında Kayseri’den kaçmak istemiyordum. Ben, içimde büyüyen sessizlikten kaçmak istiyordum.

İnsan bazen kendi şehrinde bile yabancı gibi hissediyor. Kalabalığın içinde yalnızlık büyüyor. Benim de hikâyem tam olarak buydu.

Ve bu hikâyenin ortasında o soru vardı:

“Türkler İrana girebilir mi?”

Bu soru, bir seyahat sorusu olmaktan çıkmıştı artık. Bir hayat sorusuna dönüşmüştü.

Geri Dönüş ve Değişmeyen Şeyler

Birkaç gün sonra tekrar Kayseri’ye döndüm. Aynı sokaklar, aynı binalar, aynı insanlar… Hiçbir şey değişmemişti.

Ama ben değişmiştim.

Artık İran’a gidip gitmemek değil, neden gitmek istediğimi anlamaya çalışıyordum. İçimdeki boşluk daha net görünüyordu.

O gece yine günlüğümü açtım. Uzun uzun yazdım. Kendime bile itiraf etmekten kaçtığım şeyleri.

Ve şunu fark ettim:

Bazen bir ülke değil, bir ihtimal insanı değiştiriyor.

Benim için İran bir yer değil, bir ihtimaldi.

Ve o ihtimal bana kendimi hatırlatmıştı.

Son Değil, Sadece Bir Soru

Bugün hâlâ aynı soruyu bazen kendime soruyorum. Ama artık cevap aramıyorum.

“Türkler İrana girebilir mi?”

Belki evet, belki hayır. Ama benim için asıl önemli olan şey, o sorunun içimde uyandırdığı şeyler.

Çünkü o soru bana şunu öğretti: İnsan bazen gitmek istemez, sadece başka bir ihtimalin varlığını bilmek ister.

Ve ben hâlâ o ihtimalle yaşıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betxper yeni girişilbetgir.netbetexper